2026 LGS’ye Hazırlanan Öğrenciler İçin Günlük Ders Çalışma Programı

Genel

LGS’ye hazırlanan birçok öğrencimle konuştuğumda cümle genelde hep aynı yerden başlıyor:
“Hocam çok çalışıyorum ama netlerim yükselmiyor.”

Aslında bu cümlenin içinde önemli bir ipucu gizli. Sorun çoğu zaman çalışmamak değil, nasıl çalışacağını bilememek. Düzenli ve planlı çalışmadan başarı gelmiyor. Saatlerce masa başında oturmak ya da özellikle çok iyi bilinen konulardan sürekli soru çözmek, sanıldığı kadar fayda sağlamıyor.

Öğrenci bu durumda psikolojik olarak rahatlıyor.
“Şu kadar soru çözdüm, hepsi doğru.” diyen bir öğrenci mutlu oluyor.
Ancak asıl önemli olan, öğrencinin eksik olduğu konulara yönelmesi gerektiğini bilmesidir.

Eksiklerine hiç dokunmadan sadece bildiği konulardan soru çözen bir öğrenciyi, açık konuşmak gerekirse, ben boşa kürek çekerken görüyorum. Doğru bir plan yoksa ilerleme olmuyor. İlerleme olmayınca da zamanla motivasyon düşüyor.

LGS uzun bir yolculuk. Bu yolculukta başarıya ulaşan öğrenciler ne en zeki olanlar ne de günde 6–7 saat ders çalışanlar oluyor. Kazananlar, her gün düzenli ve bilinçli çalışanlar oluyor.

Öğrencilerime sık sık şunu söylüyorum:
Kazanan öğrenciler de sizler gibi kahvaltı yapıyor, sizler gibi okula gidiyor, sizler gibi yaşıyor. Onları diğerlerinden ayıran en önemli faktör, nerede ne yapacaklarını bilmeleri. Eksik yönlerinin farkına varıp onları tamamlamaya çalıştıkları için başarılı oluyorlar.

Bu bilinci kazanan her öğrenci, başarı yolunda zaten büyük bir adım atmış demektir.

Çalışma Süresi mi, Çalışma Şekli mi?

Öğrenciler ve aileler genelde şu soruya odaklanıyor:
“Günde kaç saat çalışmalı?”

Oysa asıl soru şu olmalı:
“Çalıştığı süreyi nasıl kullanıyor?”

Günde 3–4 saat plansız çalışan bir öğrenci, 2 saatini doğru kullanan bir öğrencinin gerisinde kalabiliyor. Bu yüzden LGS’ye hazırlıkta sihirli bir saat yoktur; doğru planlanmış ve bölünmüş zaman vardır.

Bu noktada benim için en önemli anahtar kelime şudur:
kaliteli zaman.

Günlük Çalışma Neden Bölünmeli?

Tek oturuşta uzun süre ders çalışmanın, özellikle ortaokul öğrencileri için çok verimli olduğunu düşünmüyorum. Dikkat çabuk dağılıyor, öğrenilen bilgiler kalıcı olmuyor. Bu nedenle günü, biri sözel biri sayısal olacak şekilde bölmek çok daha sağlıklı.

Hangi ders olursa olsun, çalışmaya mutlaka kısa bir konu tekrarıyla başlanmalıdır. Çözülmüş örnek soruları incelemek, öğrencinin konuyu somutlaştırmasını sağlar. Ardından çözülen testler bilgiyi pekiştirir.

Asıl kritik nokta ise çoğu öğrencinin atladığı kısımdır:
Yanlışların nedenini sorgulamamak.

Okulda öğrencilerime sık sık söylediğim bir cümleyi burada da paylaşmak isterim:
“Doğrular sizin olsun, bana yanlışlarınızla gelin.” 🙂

Bir öğrenci yanlış yaptığı soruların neden yanlış olduğunu öğrenmedikçe netleri yükselmez. Elbette yanlışlarımız olacak. Zaten bizi başarıya götüren de o yanlışlardır. Unutmayalım; yanlışlarımız bizi doğruya götürür.

Türkçe Dersi Neden Her Gün Çalışılmalı?

Türkçe dersinin her gün çalışma planında yer alması gerektiğini düşünüyorum. Burada özellikle dil bilgisinden çok paragraf sorularını kastediyorum.

LGS’de beceri temelli soru anlayışında Türkçe adeta merkezdedir. Diğer derslerdeki soruların bile temelinde okuma, anlama ve yorumlama vardır. Bir matematik sorusunda bile öğrenci önce soruyu okuyacak, anlayacak, verilen bilgileri analiz edecek ve ardından çözüme geçecektir.

Bu nedenle paragraf sorularında hız kazanmak, sınavın genelinde avantaj sağlar. Bunun için her gün küçük ama düzenli dokunuşlar gerekir. Ben buna “beyin jimnastiği” diyorum. Her gün 10–15 paragraf sorusu çözmek zihni canlı tutar.

Aynı şekilde her gün bir deyim, yazımı karıştırılan bir kelime öğrenmek; denemelerde ve LGS’de öğrencinin işini ciddi anlamda kolaylaştırır.

Aileler Bu Sürecin Neresinde Olmalı?

LGS sürecinde ailelerin rolü çok önemlidir; ancak bu rol baskı kurmak ya da sürekli denetlemek değildir. Aile, öğrencinin başında bekleyen bir kontrol mekanizması değil, rehber olmalıdır.

Çocuğun programı duvarda asılı olabilir, aile zaman zaman “Bugün ne yaptın?” diye sorabilir. Ancak “Niye çalışmadın?” dili yerine “Nasıl gidiyor?” dili tercih edilmelidir. Ergenlik dönemiyle birleşen olumsuz bir üslup, öğrencide ters tepki oluşturabilir.

Telefonu tamamen yasaklamak yerine, öğrenciyle birlikte uygun bir zaman belirlemek çok daha sağlıklı bir yaklaşımdır. Bu küçük farklar, öğrencinin motivasyonunu doğrudan etkiler.

Son Olarak Şunu Unutmayalım

LGS bir serüvendir. Bu serüvende inişler, çıkışlar, yorgunluklar ve zorlanmalar olacaktır. Önemli olan öğrencinin içten gelen bir motivasyon kaynağı bulabilmesidir. Bizim görevimiz de bu motivasyonu kazanmasında onlara rehberlik etmektir.

Her gün yapılan küçük ama doğru çalışmalar, doğru yönlendirmeyle aylar sonra büyük sonuçlar doğurur. Buna gönül rahatlığıyla inanabilirsiniz.

Motivasyonunuz hiç eksilmesin…

LGS sürecinde doğru bir çalışma programı kadar, doğru kaynaklara ulaşmak da büyük önem taşır. Özellikle deneme sınavları, öğrencinin seviyesini görmesi ve eksiklerini fark etmesi açısından vazgeçilmezdir.

Bu yüzden aşağıdaki içeriği mutlaka incelemeni öneririm 👇

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir